Çocuklukta İlk Aşk
Ortaokul yıllarımda, hayatımda ilk kez kalbimin çarptığını hissettiğim biriyle tanıştım… Aslında tanışmadım bile, ama onu ilk gördüğüm an içimde bir şeylerin değiştiğini çok net hatırlıyorum. Sanki zaman bir anda yavaşladı, çevremdeki sesler silindi, her şey flulaştı ve sadece o kaldı. Gözlerim onu gördüğü anda, kalbim farklı bir ritme büründü. O kadar farklı bir havası vardı ki… Ne olduğunu o zamanlar anlamasam da, hissettiklerimin sıradan bir beğeni olmadığını biliyordum. Bu, saf bir aşktı.
Teneffüslerde sadece onun yanından geçebilmek için yollarımı değiştirirdim. Sınıf defterini dağıtırken onun sınıfına geldiğim an, içimi tarifsiz bir heyecan sarardı. Ellerim titrerdi, kalbim göğsümden çıkacak gibi atardı. Onunla göz göze geldiğimiz o birkaç saniyelik anlar, günümün en kıymetli anısı olurdu. Belki hiç konuşmadık, belki adımı bile bilmiyordu… Ama ben onu gerçekten seviyordum. Sessizce, uzaktan, kalbimde büyüyen bir sevgiyle.
İlk kez böyle hissetmiştim. Çocuksu değildi bu his, tam aksine o yaşımda bile ruhuma dokunuyordu. Onu düşündüğümde içim ısınıyordu, sanki hayat daha anlamlı geliyordu. Belki de bu yüzden onu hiç unutamadım. Yıllar geçti… Yeni yüzler gördüm, yeni insanlar tanıdım… Ama onun yeri hep ayrı kaldı. Hâlâ aklıma geldiğinde içimde o eski çarpıntıyı hissedebiliyorum.
Bu aşk belki yaşanmadı ama yaşattığı duygular gerçekti. Ve bazen en dokunaklı hikâyeler, hiç başlamamış olanlardır…

peki şu an aşk hayatın nasıl
YanıtlaSil