Ana içeriğe atla

Benim Hayat Hikayelerim ( Dördüncü Bölüm )

Çocuklukta İlk Aşk

Ortaokul yıllarımda, hayatımda ilk kez kalbimin çarptığını hissettiğim biriyle tanıştım… Aslında tanışmadım bile, ama onu ilk gördüğüm an içimde bir şeylerin değiştiğini çok net hatırlıyorum. Sanki zaman bir anda yavaşladı, çevremdeki sesler silindi, her şey flulaştı ve sadece o kaldı. Gözlerim onu gördüğü anda, kalbim farklı bir ritme büründü. O kadar farklı bir havası vardı ki… Ne olduğunu o zamanlar anlamasam da, hissettiklerimin sıradan bir beğeni olmadığını biliyordum. Bu, saf bir aşktı.

Teneffüslerde sadece onun yanından geçebilmek için yollarımı değiştirirdim. Sınıf defterini dağıtırken onun sınıfına geldiğim an, içimi tarifsiz bir heyecan sarardı. Ellerim titrerdi, kalbim göğsümden çıkacak gibi atardı. Onunla göz göze geldiğimiz o birkaç saniyelik anlar, günümün en kıymetli anısı olurdu. Belki hiç konuşmadık, belki adımı bile bilmiyordu… Ama ben onu gerçekten seviyordum. Sessizce, uzaktan, kalbimde büyüyen bir sevgiyle.

İlk kez böyle hissetmiştim. Çocuksu değildi bu his, tam aksine o yaşımda bile ruhuma dokunuyordu. Onu düşündüğümde içim ısınıyordu, sanki hayat daha anlamlı geliyordu. Belki de bu yüzden onu hiç unutamadım. Yıllar geçti… Yeni yüzler gördüm, yeni insanlar tanıdım… Ama onun yeri hep ayrı kaldı. Hâlâ aklıma geldiğinde içimde o eski çarpıntıyı hissedebiliyorum.

Bu aşk belki yaşanmadı ama yaşattığı duygular gerçekti. Ve bazen en dokunaklı hikâyeler, hiç başlamamış olanlardır…

Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benim Hayat Hikayelerim ( Birinci Bölüm )

Çocukluk Anılarım: Okuldaki İlk Günüm ve Köyde Geçirdiğim Zamanlar  Birinci sınıfa başlayacaktım. Annemle beraber okul kaydımı yapmak için okulun yolunu tuttuk. Ben sadece okula girdiğim kısmı ve sonrasını hatırlıyorum. Evet okula girmiştik ve adım attıkça karşıda duran öğretmenime biraz daha yaklaşıyordum. Nedenini bilmiyorum fakat içimde bir korku hissiyatı vardı ve utanıyordum. Ardından annemin arkasına geçip eteğine sarılıp sağ gözüm kısık bir şekilde öğretmenime bakıyordum. Öğretmenim bana " utanma evladım " diyordu fakat benim kalbim gittikçe hızlı atıyordu bir an önce eve gitmeyi istiyordum. İçimden " anne eve gidelim lütfen " diyordum ancak öğretmenimden utandığım için eve gitme isteğimi açıkça dile getiremiyordum. En sonunda annem ve öğretmenim biraz konuştuktan sonra annem elimi tutup " eve gidiyoruz " dedi. Ben o an çok mutlu olmuştum fakat belli edemiyordum mutluluğumu içimden yaşıyordum. Aslında çok garip bir çocuktum. - şuan gencim ve hâlâ öy...

Benim Hayat Hikayelerim ( On Yedinci Bölüm )

  8. sınıftaki Yılmaz: Ergenliğin ayak sesleri 8. sınıftaki Yılmaz… Aslında o dönemki Yılmaz; ergenliğe yeni adım atmış, boyu uzamaya başlamış, sivilceler sahneye yavaş yavaş giriş yapmış, (sivilce demeye dilim varmıyor adeta volkanik patlama) sakallarım yeni yeni çıkmaya başlamıştı, aynaya her baktığımda “oluyoruz galiba” diyordum. İçine kapanıktı, özgüvensizlikte dünya markasıydı ama bir kusuru vardı: Arabesk rape düşmüştü. Ama nasıl bir düşüş! Youtube'un dibini kazıyor, ne kadar jiletli, ne kadar efkârlı rap varsa hafızaya atıyordum. Damarlarımda kan değil, arabesk rap sözleri dolaşıyordu. Ve en ironik kısmı? Özgüvensizliğin kitabını yazmış olmama rağmen, konu şarkı söylemek olunca içimden adeta bir "Efgâr Fırtınası" çıkıyordu. Okul koridoru, dershane sırası, arkadaş yanı... Hiç fark etmez. Mikrofonu (genellikle bir su şişesi) elime aldığım an, bende utanma, ar, şeref, na... Şaka şaka, o kadar değil ama yakındı. Şimdi düşününce evet, pişmanlıklarım var. Saçma hareketle...

Benim Hayat Hikayelerim ( On Altıncı Bölüm )

  Yılmaz'a Kardeş Geliyor Geliyor geliyor... Yılmaz'a kardeş geliyor. 5. sınıfa gidiyordum. Annem bir gün bana hamile olduğunu söyledi ama ben annemin hamile olduğuna bir türlü inanamıyordum. Annemin karnında küçük bir yaratığın olması ve tekme atması bana garip geliyordu nedense. Annemle beraber bebeğin cinsiyetini öğrenebilmek amacıyla doktorun yanına gittiğimiz zaman, annemin hamile olduğunu kabullendim artık. O gün doktoru kapısının önünde beklemek yerine dışardaki parkta oturup bekledik. Anneme birlikte bankta oturuyorduk, yanımızda bir bank daha vardı ve o bankta da bir kadın oturuyordu. Nasıl olduysa annemle o kadın konuşmaya başladı ardından arkadaş oldular. Hâlâ nasıl, kaç dakika da arkadaşlar oldular anlamıyorum. Neyse sıranın bize gelmiş olması düşüncesiyle banktan kalkıp doktorun yanına gittik. Annem doktorun yanına gitmişti ve ben de kapıda annemi bekledim. Kapıda öylece beklerken " Bebek acaba kız mı? İnşallah erkek olur zaten 2 tane kız kardeşim var, bebek e...