Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Benim Hayat Hikayelerim ( On Yedinci Bölüm )

  8. sınıftaki Yılmaz: Ergenliğin ayak sesleri 8. sınıftaki Yılmaz… Aslında o dönemki Yılmaz; ergenliğe yeni adım atmış, boyu uzamaya başlamış, sivilceler sahneye yavaş yavaş giriş yapmış, (sivilce demeye dilim varmıyor adeta volkanik patlama) sakallarım yeni yeni çıkmaya başlamıştı, aynaya her baktığımda “oluyoruz galiba” diyordum. İçine kapanıktı, özgüvensizlikte dünya markasıydı ama bir kusuru vardı: Arabesk rape düşmüştü. Ama nasıl bir düşüş! Youtube'un dibini kazıyor, ne kadar jiletli, ne kadar efkârlı rap varsa hafızaya atıyordum. Damarlarımda kan değil, arabesk rap sözleri dolaşıyordu. Ve en ironik kısmı? Özgüvensizliğin kitabını yazmış olmama rağmen, konu şarkı söylemek olunca içimden adeta bir "Efgâr Fırtınası" çıkıyordu. Okul koridoru, dershane sırası, arkadaş yanı... Hiç fark etmez. Mikrofonu (genellikle bir su şişesi) elime aldığım an, bende utanma, ar, şeref, na... Şaka şaka, o kadar değil ama yakındı. Şimdi düşününce evet, pişmanlıklarım var. Saçma hareketle...

Benim Hayat Hikayelerim ( On Altıncı Bölüm )

  Yılmaz'a Kardeş Geliyor Geliyor geliyor... Yılmaz'a kardeş geliyor. 5. sınıfa gidiyordum. Annem bir gün bana hamile olduğunu söyledi ama ben annemin hamile olduğuna bir türlü inanamıyordum. Annemin karnında küçük bir yaratığın olması ve tekme atması bana garip geliyordu nedense. Annemle beraber bebeğin cinsiyetini öğrenebilmek amacıyla doktorun yanına gittiğimiz zaman, annemin hamile olduğunu kabullendim artık. O gün doktoru kapısının önünde beklemek yerine dışardaki parkta oturup bekledik. Anneme birlikte bankta oturuyorduk, yanımızda bir bank daha vardı ve o bankta da bir kadın oturuyordu. Nasıl olduysa annemle o kadın konuşmaya başladı ardından arkadaş oldular. Hâlâ nasıl, kaç dakika da arkadaşlar oldular anlamıyorum. Neyse sıranın bize gelmiş olması düşüncesiyle banktan kalkıp doktorun yanına gittik. Annem doktorun yanına gitmişti ve ben de kapıda annemi bekledim. Kapıda öylece beklerken " Bebek acaba kız mı? İnşallah erkek olur zaten 2 tane kız kardeşim var, bebek e...

Benim Hayat Hikayelerim ( On Beşinci Bölüm )

  Ortaokulda Bir Günüm  Ortaokulda bir günüm nasıl geçiyor?  Annem, beni ve kız kardeşimi sabahın erken saatlerinde mışıl mışıl uyurken gördüğüm en güzel rüyanın tam ortasında kısık bir sesle " Yılmaz, Yılmaz, Yılmaz kalk " diye uyandırıyor. Ben de bazen annem y harfini söylemeden bazen de onlarca kez yılmaz dediği zaman uykudan kalkıyorum. - bu durum gece ne zaman yattığıma bağlı olarak değişiyor tabi - Uykudan kalktıktan birkaç saniye sonra kafamı tekrar yastığa koyup rüyanın devamının gelmesini bekliyorum lakin annem mutfakta hâlâ Yılmaz diye sesleniyor bana. Kız kardeşimi sorarsanız o elini yüzünü yıkayıp kahvaltıya geçmiş bile. Ben de en son annemin seslenmelerine dayanamayıp elimi yüzümü yıkamaya gidiyorum, sonra da kahvaltıya geçip uykulu bir şekilde kahvaltımı yapıyorum. Kahvaltı yaptıktan sonra okula ait olan formalarımı giyiyorum ve çantamı sırtıma koyup ayakkabılarımı giyip kapıdan dışarıya çıkıyorum. - o zamanlar ayakkabı bağcığını bağlayamadığım için annem ya...

Benim Hayat Hikayelerim ( On Dördüncü Bölüm )

Bursluluk ve LGS Sınavı Sürecim 5. sınıfta ilk kez bursluluk sınavına girecektim. Takdir belgesi almış olmanın verdiği rahatlık üzerime çökmüştü. Belki de o yaşta “Ben her şeyi biliyorum” havasındaydım. Bu yüzden sınava özel bir hazırlık yapmayı gerekli görmedim. Annem bana güveniyordu, ben de kendime güveniyordum. İçimden sürekli, “O sınavı kesin kazanacağım!” diyordum. Peki kazandım mı? Hayır Ama bu cevabı hemen vermeyelim, çünkü hikayem tam da burada başlıyor. Bursluluk sınavına iki ay vardı. Kendime sürekli, “Daha çok var, 1 ay kala başlarım,” diyordum. O bir ay nasıl geçti, anlatayım: Futbol maçları, gezmeler, televizyon… Öylece akıp gitti. Sonra bir ay kaldı. Bu sefer de kendimi, “Haftaya başlarım,” diye kandırmaya başladım. Ve zaman, o bildiğimiz acımasız hızında akıp gitti. Her saniye sınav tarihine bir adım daha yaklaşıyorum derken sınava sadece bir haftacık kalmıştı. İşte o gün, sonunda ciddiye almaya karar verdim. Geçtim masanın başına, aldım elime kâğıdı kalemi, başladım ça...

Benim Hayat Hikayelerim ( On Üçüncü Bölüm )

Komşuluk "Komşu komşunun elektrik kesilince prizine, canı sıkılınca dedikodusuna muhtaçtır." Bizim komşuluk ilişkileri de tam olarak bu şekildeydi. Annem komşulara gider, komşular bize gelir, çaylar demlenir, çekirdekler çitlenir, dedikodular yapılır, iğne iplik ile yazmalar yapılır, çocuklardan bahsedilir, komşuların uğurlaması için kapıya kadar eşlik edinilir, kapıda ise içerde konuştuklarından daha fazla konuşulur. - olay tam olarak şu şekilde:  + " Hadi görüşürüz komşu, kendine iyi bak " - " Görüşürüz komşu sen de kendine iyi bak. Bizim yılmaz da çok yaramaz, hep ağlıyor. " + " Yılmaz yaramaz ama yine de seviyoruz biz." - " Allah razı olsun komşum. Halime'nin kızları da çok akıllı maşallah. " + " Evet evet Halime'nin kızları, Yılmaz'ın yanında mesmelek " - " Evet komşum. Hadi kendine iyi bak. " + " Sende kendine iyi bak bir de bu akşam en sevdiğin dizi oynayacak izleyeceksin değil mi? " - ...